|

Ingiltere eski Başbakanı Tony Blair de, tıpkı
Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy gibi, Yaratılış Atlası'nın tüm dünyaya
yayılmasından ve evrim teorisinin kesin ve net delillerle çürütülmesinden sonra,
Allah inancını sürekli olarak teşvik etmiş ve açıklamalarında Allah'ı
yüceltmiştir. Katolik olarak din değiştiren Blair, daha önce açıklamalarında
dini konulara yer vermezken, Yaratılış Atlası'nın Yaratılış gerçeğini ilan
etmesinden sonra, yaşamının geri kalanını dini çalışmalara adayacağını açıkça
belirtmiştir.
BBC haber ajansının 3 Nisan 2008 tarihli haberi:
(Tony Blair'in Katolik olduktan sonraki ilk konuşmasından)
Blair İnancın Daha Büyük Bir Rol Almasını Teşvik Ediyor
Eski başbakan Tony Blair, dünya problemlerinin çözümüne çalışırken, inanca
merkezi bir rol verilmesi için çağrıda bulundu.
Agence France-Press (Ajans Frans Pres) / 8 Nisan 2008
Blair hayatını dine adıyor
Eski Başbakan Tony Blair dinlerarası diyaloğun artırılması için, "hayatımın geri
kalanındaki işim" diyor.
The Times / 3 Nisan 2008
Tony Blair inanç liderlerini "dünyanın vicdanını canlandırmaya" çağırıyor.
Guardian / 4 Nisan 2008
Blair Şöyle Teşvik Ediyor: Dini Koruyun ve Onun İyilik İçin Bir Güç Olmasına
Yardım Edin
The Press haber ajansı / 3 Nisan 2008
Blair dünyanın problemlerini çözmede dinin kullanılmasına teşvik ediyor.
Tony Blair dün gece dini inancın aşırılıktan kurtarılmasını ve dünyanın
problemlerini çözmede dinin merkeze konması için çağrıda bulundu. Eski
başbakan artarak globalleşen dünyada inancın rolünün özellikle önemli
olduğunu söyledi. Din dünyanın vicdanını uyandırabilir; fakirlik ve
açlığın kökünü kurutmak için Milenyum Gelişim Hedeflerini başarmamıza yardımcı
olabilir.
Tony Blair, kurduğu "Tony Blair İnanç Vakfı"nın internet sayfasında şöyle diyor:
Politik ideoloji 20. yüzyılda ne kadar önemli olduysa, dini inanç konusu
da 21. yüzyılda o kadar önemli olacak. Globalleşme döneminde, farklı
inançlarda ve bu sebeple farklı kültürlerde insanların birbirlerini daha iyi
anlamalarını, barış ve karşılıklı saygı içinde yaşamalarını sağlamak ve
dine gelecekte yakışık alır bir yer vermekten daha önemli bir şey yok.
|