|

Sayın Adnan Oktar'ın açıklamalarında önemle üzerinde durduğu, kardeşlik, birlik,
ittifak çağrıları tüm Müslüman dünyasında büyük etki meydana getirmektedir.
İslam dünyasının önde gelenleri, son dönemlerde, sık sık bir araya gelmekte ve
bu toplantılarda İslam aleminin birlik olması gerektiğini söylemektedirler. Bu
liderlerin birlik çağrılarında dikkat çeken bir diğer husus ise, tıpkı Sayın
Adnan Oktar'ın vurguladığı gibi, itidalin, sevginin, hoşgörünün ön plana
çıkmasıdır.
Sayın Adnan Oktar'ın eserlerinden yararlanılarak hazırlanan ilanlarda,
Türk-İslam Birliği'nin tesis edilmesi, tüm Müslümanların kardeş olduğu,
Türk-İslam Birliği'nin bir itidal ve sevgi birliği olacağı şöyle
açıklanmaktadır:
Türk-İslam Birliği, bir sevgi birliğidir.
Muhabbet birliğidir, gönül birliğidir. Bu birliğin temeli, sevgi, fedakarlık,
yardımseverlik, merhamet, hoşgörü, anlayış ve uzlaşıdır. Ayrıca insana saygı,
sanatta, bilimde ve teknolojide en yüksek noktaya ulaşmak birliğin hedefidir.
Birliğin kurulmasıyla, sadece Türk toplumları ve Müslümanlar değil, tüm dünya
aydınlığa kavuşacaktır.
Türk-İslam Birliği dünyaya barış getirecektir. Türk-İslam
Birliği öncelikle Müslüman ülkeler arasındaki anlaşmazlıkları çözüp İslam
dünyasına sulh getirecek, öte yandan dünya genelinde çatışma ve savaşı kışkırtan
her türlü hareketin karşısında yer alacak, savaşı körükleyen her türlü girişime
karşı engelleyici bir güç olacaktır.
İslam ahlakının özünde birlik vardır. Allah Kuran'da yeryüzünde bozgunculuğun
son bulması için iman edenlerin birbirleriyle dost olmaları, ittifak etmeleri,
birlik ve beraberlik içinde olmaları gerektiğini bildirmiştir:
.. Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize
yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk
(fesat) olur. (Enfal Suresi, 73)
Yeryüzünde akan kanın durması, anarşinin, terörün
son bulması, Türk-İslam dünyasına refahın, bereketin ve huzurun hakim olması,
tüm Müslüman aleminin güvenliğe kavuşması ve dünya barışının sağlanması için
Türk-İslam Birliği'nin kurulması şarttır.
Türk-İslam Birliği'nde fikir ve ifade özgürlüğü vardır. Her
düşünceden ve inançtan insanın hiçbir baskı ve zor ortamı olmadan fikirlerini
ifade edebilir. Bu insanların hakları her yönüyle korunur, herkesin düşüncesi
hoşgörü ile karşılanır. Türk-İslam Birliği'nin öncülüğünde Müslüman toplumlar,
insanların birbirlerinin görüşlerine saygı gösterdikleri, eşitlik, adalet ve
hürriyetin egemen olduğu, zulüm ve haksızlığın tamamen ortadan kaldırıldığı
toplumlar olacaktır. Ve İslam dünyası sadece Müslümanların huzurunu ve
güvenliğini sağlamakla kalmayacak, dünyada kültür ve uygarlığın da önderi
konumuna gelecektir.
|

6 Haziran 2008 tarihli Uluslararası İslami Diyalog toplantısında ise, dünyanın
farklı ülkelerinden Müslüman liderler ve İslami önderler, birlik ve beraberliğin
önemini, Türk-İslam Birliği'nin bir an önce kurulması gerektiğini şu sözlerle
ifade etmişlerdir:
Suudi Kralı Abdullah bin Abdülaziz: Açılışta
yaptığı konuşmasında, insanların farklı kabile ve halklardan oluşturulduğuna
dikkat çekerek, Hz. Muhammed (sav)'in insanlara çok yumuşak davrandığına
değindi. Kral, "Peygamberimiz herkese çok yumuşak davranıyordu, herkesin derdi
ile ilgileniyor ve onlara yardımcı olmaya çalışıyordu" dedi.
Suudi Arabistan Genel Müftüsü Şeyh Abdülaziz bin Abdullah El Şeyh: El Şeyh de
konuşmasında, insani değerleri yüceltmek gerektiğine vurgu yaparak, "İyi
ilişkiler kurmalıyız, insan haklarını korumalıyız. Diyalog, ahlak, hayır, edep
ve iletişimdir" dedi.
Eski İran Cumhurbaşkanı Rafsancani: "Güçlü bir mesaj için İslam ümmetinin kendi
içinde birlik olması lazım... Gücümüzü aramızdaki çekişmelerle tüektiyoruz.
Kendi aramızda yeni bir sözleşme yapmalıyız, bu sözleşme şuraya, taassuptan uzak
durmaya ve beraberliğe dayanmalıdır. Bunun için diyaloga ihtiyacımız var." |

Milli Gazete, 6 Haziran 2008
Son dönemlerde Türk İslam dünyasının birlik olmasına dikkat çeken isimlerden
biri de BP Genel Başkanı Sayın Muhsin Yazıcıoğlu oldu. "Nasıl ki Avrupa Birliği,
ABD birlik olmuşlarsa biz de üst birlikler kuralım" diyen Sayın Yazıcıoğlu,
birliğin önemine dikkat çekti.

Yeniçağ, 22 Haziran 2008
SAYIN ADNAN OKTAR'IN BOSNA TV
RÖPORTAJINDAN
ADNAN OKTAR: Bu (Türk-İslam Birliği) bir gönül bağı, bir sevgi bağı.
Şefkat sevgi ve koruyup kollama üzerine kurulu bir sistem.
SAYIN ADNAN OKTAR'IN DENGE TV RÖPORTAJINDAN
ADNAN OKTAR: Aklı başında bir Türk İslam Birliği Meclisi
oluşturulsa bu sorunlar dertler kökünden ortadan kalkar. Ve İslam ahlakının
dünyaya hakimiyeti an vesilesi olur. Ve yıldırım gibi oluşur. Onun için birlik
konusunun üstünde çok durulması lazım. Bütün Türk Devletleri ki hepsi
Müslümandır aşağı yukarı ve bütün Müslüman devletleri tek bir çatı altında
toplayıp. Böyle bir Türk İslam Natosu gibi, Türk İslam Ortak Pazarı gibi büyük
bir yapılanma içerisine getirmek, hepsini milli devletler olarak ayrı ayrı
tutmak, yani devletlerin değişmesine gerek yok. Sistem içerisinde akılcılığı,
samimiyeti aşkı ve şevki esas tutmak. Resmi uslubu kaldırmak çok önemli. Yani
resmiyet ruhu kırar. Resmiyetten kaçınmak lazım. Aşk bir, samimiyet iki. Son
derece aşk içinde, samimiyet içerisinde bu işlerin hallolması lazım.
SAYIN ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV RÖPORTAJINDAN
ADNAN OKTAR: ... Türk-İslam Birliği için. İslam Birliği�nde de
çok ciddi çalışmalar var. Bu yönde güzel gayretler var. İyiye doğru gidiyor. Her
iki yönde de güzel gelişmeler var.
KAÇKAR TV: Diyelim ki, tüm dünyada 10 sene, 15 sene içinde Türk halkı
yaşayan adı Türk olan, Türkle başlayan Türkle biten ülke var. Hepsi bir araya
geldi. Neticede evrensel bir boyutta dünya üzerinde ne etkisi olacak? Neyi
planlayacaklar? Bir araya gelseler, hepsi yuvarlak bir masa etrafında otursalar,
ilk konuşacakları şey ne olmalı sizce?
ADNAN OKTAR: Barış, kardeşlik, sevgi, huzur, sanayileşme,
zenginlik, refah, adalet, kargaşanın sona ermesi.
SAYIN ADNAN OKTAR'IN MPL TV RÖPORTAJINDAN
ADNAN OKTAR: Herkesin yine devleti dursun, ama bir manevi birlik
oluşsun. Bir Türk İslam Birliği. Çünkü bütün Türk ülkeleri de hepsi Müslümandır.
Büyük bir coğrafyada çok büyük bir denge unsuru olur bu. Bir kere bunu en büyük
faydası terör hemen anında durur. Terör diye bir konu kalmaz. Yani dünyada
silinir terör bir. İkincisi ekonomi müthiş canlanır. Fakat en önemlisi manevi
ferahlık ve huzur meydana gelir. Yani herkesin kafası dingin olur. Dinsiz de
rahat eder, dindar da rahat eder.
|
|